9 Kasım 2009 Pazartesi

Açılım Biraz G(a)rip Oldu Doktor..


Türkiye gündemiyle meşgul olmaya gör :) aklın bir yumağa sarılmış envai çeşit renkler gibi karmaş dolaş olur..
Bu aralar "demokratik açılım-Kürt açılımı-toplumsal barış" adlı içeriği aynı olan mefhumların yıllar yıllar sonra gündeme gelmesi isteyen-istemeyen herkesi heyecanlandırmış kafalara "mı aceba? " sorularını sordurmaya başlamıştı ki.... Önce H1N1 adlı virüsün ülkemize dağ bayır deniz aşarak gelip grip salgınının başlaması, ardından "aşı olursak mı daha çabuk ölürüz olmazsak mı" :))kıvamında tartışmalar sağlıklı olan-olmayan her vatandaşın ana gündem maddesi oldu..Herkesin bu konuda en az doktorlar kadar fikri var (Canım ülkem .. herkesde gündeme göre herşey olabilme potansiyeli var :D ) Ben daha mikrofon uzatılan kimseden;"bilgim yok" cümlesini duymadım ama herkesin"fikrim var" cinsinden yorumlarını dinliyorum her bültende :))

Tam bunlarla uğraşırken bi ara, ordu içindeki çatlak seslerin band kaydı değil gerçek olduğunun duyulması gündemi alıp yine ortaya karışık bir salata hazırladı bu kallâvi sofraya :) (Vatan elden gidiyor,ordu yıpratılıyor pankartlarının da hava almaya ihtiyacı var arada :D )

Bunlar yetmezmiş gibi birde GDO’lu ürünler çıktı başımıza.
Genleriyle oynanmış ürünlerin hükümet tarafından onay verilip ülkeye sokulması bizi bir kaos’tan diğerine kafa yormaya davet etti…

İşbu olunca Hadi gel işin içinden çık Ey vatandaş-ı Türkiye..

Bu karışık gündemle ilgili yorum yapmıyacağım tabi ki.. görsel ve yazınsal medyada nereye göz atsanız her biri hakkında bol yorumlar var her çeşidi :)seç beğen al ama önce safını belli et yeter...
Artık takip etmiyorum- etmek istemiyorum sevdiğim bir kaç yazarın yazılarına bakıp geçiyorum..
Çoğu yorum yapan artık bana "lüzsumsuz konuşuyorlar" dedirtiyor
Çünkü kimse biribirini dinlemiyor kimse birbirinin sözüne değer vermiyor hatta güvenmiyor..çünkü hepsi kendi arkalarına aldıkları güçlerin sözüne inanıyor ve bütün sözler o arkalarındaki güçleri savunmaya yönelik çıkıyor ağızlardan..Çoğunun derdi sorunlara çözüm bulmak yerine "baaak ben demiştim"kabilinden ahmakça kendini ispat etme çabası..

Herkes konuşuyor herkes..

Sözlerine inanmam için önce onların sözün gücüne inanan insanlar olduğunu bilmeliyim..Zira biz bugüne kadar hep gücün sözüyle yönetildik..
Bizdeki güven eksikliğinin temeli de bundan olsa gerek!
Konu neydi açılım mı?
:)
Yarın 10 kasım doktorlar iyileştirecek onu(!)
...
Akleden kalp ile..
NüHa

2 yorum:

  1. ah bu yazını çok beğendim aşgım:))
    bende hastayım antibiyotiklisinden:D
    beni türk hekimlerine emanet edin böşram:D

    YanıtlaSil
  2. Tribalenfeksiyonlu kısmını kendime emanet ediyorum
    gerisini sana bırakıyorum kuzumcum :))))

    YanıtlaSil

Sözün Gücüne inanmayan neden kelime-i şehadet getirir ki?..