Özün Sözü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Özün Sözü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Nisan 2012 Pazar

....

Yokluğun duvarlarda dahi çoğaldığı bir andayım
yalnızlığın değil yalnızlığının yorgunluğu

Midye kabuklarının içinde duymak istediğim o deniz sesi gibi
olduğuna inandığım her yerdesin
bir sözde bir izde bir seste
...
Kimin gücü yetebilir artık
bendeki varlığına dokunmaya
ben böyle çoğaltıyorken seni
kim azaltabilir
.....

Kimsenin bilmediği, kimsenin gidemeyeceği
içimdeki o Beyrut'tasın
varılmayacaksın
....


NüHa



13 Mart 2012 Salı

Keşmekeş

İçimize gömülerek yaşamayı öğreniyoruz hergün yakalanması mümkün olmayan tiktaklar arasında
Kimsenin bilmediği cümlelerimizle "kim ise" ye dönüştürüp benliğimizi
ölmeyi umud ediyoruz
....
yaşamak , ölmeyi seçenek kılacak kadar güçlü değil oysa
....


NüHa

24 Ocak 2012 Salı

"Son"Bahar'ı Beklerken...

Taze ve masum kokan parmaklarımızdı oysa
kimsenin göremediği yürek gergefinde
Aşk'ı örtünmek için durmadan dokuyan

Yağmur, umudunu kesenin bahçesine uğramazdı elbet
bundandı çiçeklerin bu mevsim
 en çok bizim ellerimizde açması
Çölde her damla bir sevdaya isabettir bilirsin
özlenen ve susatan

Şimdi ellerimize açan bu çiçekte
inancın ve umudun kokusudur duyulan
.......

NüHa
..

29 Aralık 2011 Perşembe

Bir Mutluluk Yazısıdır..


Mutluluk...
 o bilmediğimiz kaf dağının yine bilmediğimiz arkasına gizlemiştir kendini
...
Acılar ve hüzünler'in bıraktığı boşlukları tamamlamak için gösterir gülcemalini sonra yine bilinmezlere kaçıp gider
...
Tedirginlik en belirgin özelliğidir
.....
Ve akıllı kimdir diye sorulsa birgün
mutluluğu en az umandır derim...
Çünkü yalnız; ahmakların hergün mutlu olduğuna olan inancıma şahittir yaşadığım dünya

.....
Mutlumusunuz Halâ ? ...
NüHa



18 Aralık 2011 Pazar

Kadirşinas İtaatsizlik*


Hayat çizgisinde her köşe başında ya büyüyorsun ya yeniden öğrenmek için yürümeyi..düşüyor..
İnsan büyüdüğünü sandığında düşmelere karşı en hazırlıklı olduğu zamanı yaşıyorsa
düştüğünde de büyümeye başladığı ilk anı yaşıyor öyleyse..


Ve her köşe başı turnusol kağıdı oluyor..
Ömrün beyaz sayfalarını bulandırmaya çalışanlar bir bir gösteriyor
asıl rengini
....

Unutuyorsun Ey "İnsan"
O kadarına Kadir Değilsin
....
NüHa




*ismet Özel'in kendini tanımladığı iki cümleden biri..(bknz:Waldo Sen Neden Burada Değilsin)

13 Aralık 2011 Salı

YolBaşı..







"Onun hayali gözün içinde daha güzeldir..Aşkının ıstırabı artıp canı azaltsın, bu daha güzeldir..
Bir ehli dil bana ne ince ne güzel bir söz söyledi: 
       Kıvrıla kıvrıla uzayıp giden yol, menzilden daha güzeldir.."

Muhammed İkbal

O konuşurken, bana defterini uzattı..
Bir yandan onu dinliyor bir yandan da bu sözü okuyordum
Son cümle bittikten sonra gözgöze geldik
....
İkimizde aynı şeyi düşünmüştük belli ki...
.....

Modern zamanın tüm boş duvarlarına yazabilseydik bu tek cümleyi
......
'Hakikat...' dedim..
arayıcılarının dilinde hep aynı anlamda farklı cümlelerle tecelli ediyor
......
                                      Çünkü ikimizde onun yol'u bize defalarca anlatışına şahit olmuştuk
Hiçbir vakit menzilden bahsetmemişti..
Ama yol bilgisi
yolun kendisi
ve
yol arkadaşı bir kez olsun dilinden düşmedi..
.....
Belki şimdi yolun tam başındaydık
Ne demişti hakikat ehli
"Evvel Refik Sümmet'tarık.".
Önce yol arkadaşı
sonra yol...
.....
Vesselam.

NüHa

27 Kasım 2011 Pazar

İnS.aN

"Herkes=kendisi+tüm insanlık'tır..."*

Biz birbirimiziz Ey insan...
sen yoksan benim hikayem eksik
ben yoksam senin keşfin tamamlanmamış

Bir tarihim varsa sen varsın diye var
"Kun" emrine muhatap kılındığın için ayetsin gönlüme
Bu resim eksik kalır sen yoksan
Gel ki
Ben'im de gizlenen yüzün kaybolmasın
Gel
ki
Kaderimin okunmayan sayfası kalmasın
"Bir muamma olarak doğduğum bir bilmece olarak öleceğim"*
hakikati böylesine yüzüme çarpıyorken
...
NüHa
*Semra Bilici
**İsmet özel

20 Kasım 2011 Pazar

Şiir ve Dua..



Tanrım
Kağıt yorganlarla örttük üstümüzü
Karanlığın rüzgârından koru bizi
Ellerimiz küçük ve tenhadır
Yalnızlığın yağmurundan ırak tut bizi

Tanrım
Libaslara güvenerek solmayalım
Öykümüz sade olsun bizim
Paçalarından kirlenenlerden eyleme bizi

...............................
 
Tanrım
Bugünlerde bir köşede yığılabiliriz
Bize şiir ver dua ver bize
Hem kağıttan yorganlarla örttük üstümüzü
Ne olur Tanrım
Yalnızlığın yağmurundan ırak tut bizi

Ömer Erdem
 
 
 
 
Şiir ve dua..
Kelimelerin anlamına en yakın olduğu
ve fakat bir o kadarda anlamını kendine tutunan yüreklerin diline tevarüs ettirip
kanatlandırdığı yer..
 
Şiir ve Dua
 insanın kendisine döndüğü yegane sebep...
 
Biraz
şiir ve dua gerek bu yüzden
Hakikatin anlamlılığı
 ve gerçeğin müphemliği
a'rafında sıkışan insana
 
Biraz Şiir ve Dua diliyorum Rabbim
 
En çok bize
En çok ona
En çok bana
.....
NüHa

23 Ekim 2011 Pazar

Son-Bahar..

Sonsuz Ol...






"kendimi de koysam ayağımın altına
yine de yetişemiyorum ey aşk,
omzunun hizasına. "
(İ.Tenekeci)

4 Ekim 2011 Salı

Ey Sareban..



Anladık ki hayat acıları, sancıları ve savaşlarıyla hayat
gerisi acılardan arta kalan durgun zamanlar...oysa gönlümüz esas olana dönükken huzurda..
Artıklar yerini asıllara bırakmaya gebe yaşar..
mutluluklardan devşirilmiş hayatların yakamıza yakışmayacağını çoktan kabul etmişiz...
Bundandır bu telaşsız toparlanmalarımız...

Şair bir kere gelmiş bulundu!!** bizse bir kere sormuş bulunduk...
Ne o dönebildi..ne biz dönmeye güç yetirebileceğiz..
Bu dertten ölürsek bilin ki bahtiyar olacağız..

Hakikat basit...ama derin..

NüHa

*Çalan Müzik=Mohsen Namjoo(ey sareban)
**Gelmiş bulundum(bknz.edip cansever şiiri)


5 Ağustos 2011 Cuma

Milat..










"Sahi kinane acılarımızın miladı ne zamandı!

İsa'dan önce mi.. ?"


Her milat yeni acılar büyüttü Afife..



Müzik:Yasmin Levy/ven kerida

28 Temmuz 2011 Perşembe

...Fe-firru İlallah











Beni varlık aleminde duyulur kılan sözlerimin, içime doğru çekilişini izlerken


ruhumu saran bu benzi soluk hüzünden ne kalır geriye..

İnsanlığı değilse de kalbimi boğacak sessizliklerimden

kelimelerine sığınıyorum Allah'ım..


NüHa

28 Haziran 2011 Salı

..Ne Diyorduk Afife

Gittiğin gün yazamadığım hicretin,döndüğün gün kutlu olsun Afife..
Sen dönüş yolunu çıkmazlarla ören bir hikayenin kahramanıyken, sana söylenecek tüm sözlerim anlamın kuytusuna asılı kalacaktır..


Niçin'lerini toplayıp gittiğin günden beridir ardından bakmak düştü payımıza..


Sen yalnızlığın, sen muhacirliğin, sen çilenin tozuna toprağına bulanıp, kahrın çoğunu içerinde rıza kelepçesiyle tutarken biz onu yalnızca duyan, gören ve bilendik Afife..Sense sabır gergefinde dokuyordun onları hayatına..


Şimdi bir hikayesi olan sensin..bizimse sözlerimizde yaşantımız kadar eksik sana doğru konuşurken ..



Kendinden memnun olamadın sen Afife..rahatsızlığı şiar edinmiştin nicedir gönlüne.. emin diyarlara demir atmak yüreğini içten içe burkan bir çırpınışa dönüştü sende.. sana göre değildi bu müphem duruş yakışmıyordu üzerine..ruhunun tüm kölelerine "fekku ragabe" diye haykırdığında, sarp yokuşa gözünü dikende sendin..



Biliyordun ki hakikat seni acıtıyordu ve hakikati kendine eğmeyi değil hakikate eğilmeyi seçtin..



Gittin..çünkü hicret imkanların üretildiği yerdi..

Peki imkan ne idi?


Şimdi Kapında kendi mümkünlerini gözden çıkarıp imkansızlıklara yoldaş olmuş hikayeni dinlemek için bekliyoruz Afife..Bu tenakuz hikayenin kahramanı sen ve bu kanatları kırık kelimelere tutunan,

insanlık zincirinde kendi halkasını

tamamlamak için kapıların önünde bekleyen eller
bizim..



Bir mümkünü varmı artık Afife

Niçin'lerini

unutan bize hakikate

yakın cevaplar

bulmanın bir mümkünü varmı..



Yoksa bitmeyen bir daireye asılı mı kalacak bu hikaye..



Bekliyoruz
Güneşin doğduğu yerde bekliyor Afife

...
NüHa

5 Haziran 2011 Pazar

Bende..

"Artık boğazımda yüreğim gibi düğümlenince,

güç yetirebildiğim bir umudum kalmıyor..
Herşey kırılgan ve sahte...en az ben kadar..

Samimiyetim ve yüreğimin fısıltısı!


En çok sizi özledim.."




Açamayacağınız sözler vardır ya bazen

onu şerh ederseniz kendinizi ele vermişsiniz demektir..

işte öyle......

işte öyle...

"Herşey kırılgan ve sahte..."





*Fotoğraf: Cennetin Çocukları filmi'den 'O' sahne..

29 Mayıs 2011 Pazar

LeyaLi..














Leyali..

Yalnızlığın hüznü var arzın derin çatlaklarında

kimsesiz bulutlar eser ruhumun ıraklarında

Ey "Füsunkâr" Sevgili! kaldır bakışlarını, bakma ardına

Kılma ruhuna azab,yürek ver umuda Allah aşkına





Leyali...

Uğruna umutsuzluk alemini mutluluklar yurdu yaptığım sevgili..

Ardından gelmeyi haşmet bilip, gölgesine bastığım sevgili..

Firak vaktinden beri vuslatına müptela olduğum sevgili..

Özlüyorum Leyali..Seviyorum Leyali...Hasretim Leyali...




"..."








sanıyorum ki Şiirin gerçek tınısı hikayesinde saklıdır..
yazanın yüreği bilir onu birde o yüreğe dokunan..

Şimdi Kim duyar Füsunkâr'ın sesini

kim anlar umutsuzluğun mutluluk bestesini..

15 Mayıs 2011 Pazar

Suyun Boğulduğu Yerden*




Güneş batmamakta ısrar ediyor bugün

Sular bulanmış..denizler akıntısına set çekmiş gibi..

Rüzgar eteklerini toplamış şehrimden

Ağaçların dalları ölesiye durgun..yaprakların en yeşiline hazan vurmuş gibi

Çocuklar gökyüzünden uçurtmalarını çekmiş


Simitler susamını dökmüş..
kalemler suya batırılmış gibi..

Yolcular dönüş biletlerini yakmış..Mendillere is bulaşmış

Son trenin ardından sallanan el henüz inmiş gibi..


Güneş batmamakta ısrar ediyor bugün..

Uzaklar ne kadar uzak ..


Biri Mesafelerin payına düşmüş gibi..



NüHa




*E.Cansever=Su şiirinden ilhamla

19 Şubat 2011 Cumartesi

Son-ra..

"kitaplar ve harfler ona çok iyi davranmıştı her zaman.Onlar sayfalarını ve evlerini sadece size açarlarken kendinizi yeterince ilk göz ağrısı olarak hissedebiliyordunuz..” *


Yazmak, bazen böyle avutuyor ellerimizi..
İlki oluyoruz kelimelerin
Gizlenmiş bir gökyüzüne ilk kez bakar gibi..
Sonra,
kalemlerini kaybeden çocukların ahı tutuyor
sonuna düşüyoruz kelimelerin
Hep bir sonra’ya muhtaç olduğumuz gibi

Sonra..


NüHa



Fotoğraf;Ara Güler..
*s.Eraslan,

5 Şubat 2011 Cumartesi

Rengi Fatıma Olan'a..







Adı Fatıma örtüsü kırmızı gözleri çöl ...

Sevgilinin yokluğunu iliklerimize kadar hissettiğimiz,güneşin göğü aydınlatmaktan çok yakmak için doğduğu bir günde, seyre dalmışken Yesrib'i yanıma küçük bir çöl çiçeğini andıran bir kız çocuğu usulca yaklaştı..


Gözlerinde çölün barındırdığı bütün yoklukla ,kalbin ritimlerini altüst eden bir masumiyeti uzatırcasına uzattı ellerindeki incileri ..
Onu incitmemek adına baştan aşağı şefkat kesilmiş gözlerimle eğildim ve
adını sordum ilk, örtüsünün rengine bandırılmış bir adı taşıdığını bile bile..
kalbimin lisanını ortadan ikiye bölen sesiyle cevap verdi;

"Fatıma"dedi..
Ekledim "Çöl gülü Fatıma"..

Sting "desert rose"u söylerken seni görse nutku tutulurdu oysa..

Yalnız oluşuna telaşlanmıştım annesini sordum..güldü fatıma..
Ben çölün cahili nereden bilirdim, Medine'nin arka sokaklarında kapılar çöle açılır ve çöl "Muhhamed'in kızıda olsan " yalnız aşılır..


Fatıma! diyebilseydim... annenden bir miras gibi sana kalan masumiyetini dünyanın bütün hazinelerini teklif etseler dahi verme..
Peygamberin Muhammed, Fatıması'na ve yeryüzündeki bütün Fatımalarına kelimeler bıraktı..bizim kelimelerimiz var tükendiğimiz yerde..yorulduysan aç avucunu..
Allah büyüktür Fatıma..

Onlar hiç bilmeyecekler gözlerinin bana sunduklarını

çölde gül açmaz sananlar nereden bilsin adını

Oysa, çöl gülün rengidir ve

sabır senin rengin

Fatıma..


Diyebilseydim...


NüHa

Fotoğraf:Küba mescidi civarı/medine

24 Ocak 2011 Pazartesi

İstaNbul..

Kalbin felaketine sebep
kucaklayan koyu bir denizi
değilmisin sen

Yorgun halkın temiz gövdesine
aşkın işgalini destekleyen
senin değilmi bu eller

Günahın ve sevdanın
ihtiyacı varsa mazerete

masum değilsin sende..


NüHa



*Fotoğraf:bazı şeyler bilinmeye değil görülmeye değerdir oysa..

11 Aralık 2010 Cumartesi

Üç Nokta'(IS)sız


yağmurun arabadan bir toplum yarattığı caddede
şemsiyenin sapına başını yaslamaktır

yalnızlık
NüHa