Evet, davlumbaz diye bir alet var bu aralar hayatımızda.Boyunun 60 cm mi 90 cm mi olmasına karar veremediğimiz.Mutfak tezgahı var, dolabı var masası var ,parkesi var rengi var su geçireni var geçirmeyeni var.. huhh :)
Ve sayamadığım daha nice evlenmeyi zor kılacak, zaruri olandan,fuzuli olana bi yığın iş dizili kapıda.
Eğer bir resim çizecek olsak özellikle bu dönemde 'hayatın gerçekleri ve hakikatleri' arasında büyük zigzaglardan oluşan bir grafiğimiz olurdu sanıyorum ki.Bir kaç ay öncesine kadar meşgul olduğunuz kitaplar, sohbetler ve o başkasına söylerken dile kolay gelen beylik laflar ne yazık ki çözümlemeye yetmiyor bu süreci.Hani biz iyiydik dünyayı sevmezdik ? diye kalıveriyorsunuz.
"Evlenene dek herkes iyi müslümandır(!) oysa asıl hayat evlilik sonrasıdır" diyen ve kitabın ortasından değil, hayatın can damarının attığı yerden konuşan sevgili hocama bizi böyle güzel bir zihinsel altyapıyla bu sürece hazırladığı için dualar etsem yeter mi ki.Yaşadığı her an'a anlam arayanlara ne mutlu..
Olan biteni hayra yormak ve hayra ulaşmayı umuyorum.
'Hayat ancak senin yorumladığın kadardır' demeyi beklemiyordum kendimden
artık hergün tekrara düşüyorum
:)
Ah dünya..





